Search
  • NSN Law Bulletin

İcra İflas Kanunu 278. Maddesi “İvazsız Tasarrufların Butlanı” Anayasa Mahkemesinin İptal Kararları

22 Mart 2022 Tarihli ve 31786 Sayılı Resmi gazete ile yayınlanan 2021/52 Esas 2021/97 Karar Sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı[1] ile İcra İflas Kanun’un 278. maddesinin üçüncü fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “Karı ve koca ile...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine,


12 Nisan 2022 Salı günü 31807 sayılı Resmi gazete ile yayınlanan 2021/9 Esas 2020/4 Karar Sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı[2] ile İcra ve İflas Kanunu’nun 278. maddesinin üçüncü fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “…usul ve… ve“…sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar,… ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine

karar verilmiştir.


İcra İflas Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı; 278. maddesi şöyledir:


“İvazsız tasarrufların butlanı:

Madde 278- (Değişik: 18/2/1965-538/114 md.)

Mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır.


Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.


Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir.


1. (Değişik: 9/11/1988-3494/53 md.) Karı ve koca ile usul ve füru, sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar,

İtiraz konusu madde metninde iptal davası yönünden borçlunun, Karı ve koca arasında, alt soyu ile, sıhren ve neseben üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) hısımları ile yaptığı ivazlı tasarrufların bağışlama gibi kabul edileceği düzenlenmiştir. Bağışlama olarak kabul edilen bu tasarruflar haciz, aciz veya iflas hâlinde, haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan veya iflas masasına kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan süreçte ve haciz, aciz veya iflastan önceki iki sene içinde yapılmış olması hâlinde iptal edilebilecektir.

Borçlunun tasarruf yetkisinin kısıtlanmadığı bir dönemde gerçekleştirmiş olduğu tasarruf işlemlerine daha sonra kanunda belirtilen kişiler yönünden sorumluluğunu doğuracak şekilde sonuç bağlayan kural, borçlu ve tasarrufta bulunulan üçüncü kişinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğinden bahisle iptali talep edilmiştir.


Söz konusu mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden itiraz konusu kuralda; ivazlı tasarrufların başka hiçbir koşula bağlı bulunmaksızın bağışlama gibi olduğu, aksinin iddiası ve ispatı mümkün olmayan bir olgu olarak kabul edilmiştir. İtiraz konusu düzenlemenin taraflara iddia ve savunmada bulunma, delil, bilgi ve belge sunma imkânı vermediği bu yönüyle dengeyi malik aleyhine bozduğu ve amaç ile orantılı olmadığı ifade edilmiştir.

Her ne kadar kuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu ve bu yönüyle kanunilik şartını taşıdığı belirtilmiş ise de devamında Kuralın kamu yararı amacına dönük olması yeterli olmayıp Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca ölçülü olması da gerektiği belirtilmiştir.


Kuralın amacının borçlunun kanunda belirtilen kişiler ile gerçekleştirilen tasarruflarda alacaklının yaşayabileceği ispat zorluklarını ortadan kaldırmak ve şüpheli tasarruflarla alacaklıdan mal kaçırılmasını önlemek olduğu gözetildiğinde gerçekleştirilen ivazlı tasarrufların peşinen bağışlama olarak kabul edilmesinin söz konusu amaca ulaşma bakımından elverişli ve gerekli olmadığı söylenemeyeceği belirtilse de kuralın kamu yararı ile kişisel yarar arasındaki dengeyi bozmak suretiyle mülkiyet hakkının ve hak arama özgürlüğünün ölçüsüz biçimde sınırlandırılmasına neden olduğu kabul edilmiştir.


Diğer yandan Anayasaya aykırılık başvurusunun incelendiği ve 3 dosyanın birleştirildiği 2021/9 Esas sayılı dosyada her ne kadar evlatlık ilişkisi için de iptal başvurusu yapılmış ise de “…evlat edinenle evlatlık…” ibarelerinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından bu ibarelere ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE karar verilmiştir. Buradan anlaşılan o dur ki dosyada evlatlık ilişkisi içinde bir ivazlı tasarrufun iptali söz konusu olsa idi “…evlat edinenle evlatlık…” ibarelerinin de iptali söz konusu olacaktı.


İlgili kararların Resmi Gazetede yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmiş olmakla yıl sonuna kadar İcra İflas Kanunun ilgili kısımları için yeni bir düzenleme yapılması beklenmektedir.


[1] https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/03/20220322-8.pdf [2] http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/04/20220412-3.pdf



Yazar: Ahmet Murat Gazioğlu


İrtibat: murat.gazioglu@nsn-law